#

Tarım İlacı (Pestisitler)

Bitki koruma ürünü yani tarım ilacı tanımı; kullanıcıya farklı formlarda sunulan, bitki ve bitkisel ürünleri zararlı organizmalara karşı koruyan veya bu organizmaların etkilerini önleyen, bitki besleme amaçlı olanlar dışında bitki gelişimini etkileyen, koruyuculara ilişkin özel bir düzenleme kapsamında bulunmayan ancak bitkisel ürünleri koruyucu olarak kullanılan, istenmeyen bitki veya bitki kısımlarını yok etmek, istenmeyen bitki gelişimini kontrol etmek veya önlemek amacıyla kullanıcıya bir veya daha fazla aktif madde içeren bir formülasyon halinde sunulan aktif madde ve preparatlarını kapsamaktadır.

Tarım ilacı kullanma kararı düşünmeden alınmamalı ve kapsamlı bir risk değerlendirmesinin bir parçası olmalıdır. Bir tarım ilacının (pestisitin) kullanılması gerektiğine karar verirseniz, bunun bütüncül bir yaklaşımın parçası olarak uygulandığından emin olmalısınız.

Bitki koruma ürünleri; fungisitler, herbisitler, böcek öldürücüler ve büyüme düzenleyicileri içeren geniş bir ürün grubunu oluşturur. Bitki koruma ürünlerini işinizin bir parçası olarak kullanıyorsanız; depolama, taşıma, kullanım ve imha etme işlemlerini iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun yapmalısınız.

Tüm tarım ilaçları, onaylanmış ürün etiketleriyle orijinal ambalajlarında saklanmalıdır. Tarım ilaçları asla içecek şişelerine veya benzeri kaplara dökülmemelidir. Tarım ilaçlarının depolanmasında dikkat edilecek diğer hususlar aşağıda yer almaktadır.

Boyut

  • Özel önlemler gerektiren tarım ilacı sınıflarından herhangi birini depolamak için ek önlem alınması gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir,
  • Pestisitler dışında zararlı olabilecek diğer kimyasalların depolama ihtiyacı değerlendirilmelidir,
  • Tarım ilacından uygun yöntemlerle arındırılmış bertaraf edilmeyi bekleyen boş kaplar için yeterli depolama alanı sağlanmalıdır,
  • Depo boyutu belirlenirken pestisit uygulamaları için kullanılacak kişisel koruyucu donanımlar ve kontamine (uygulama esnasında pestisit bulaşmış) ekipmanın depolanması ile pestisitten arındırma faaliyetleri vb. gözden geçirilmelidir,
  • Depolama alanının büyüklüğü; bitmemiş pestisit kutuları, en yüksek pestisit ihtiyacını ve uzun vadeli stoklanması planlanan pestisitleri depolayacak boyutta olmalıdır,

Depo Yeri

Depo yangın riski bulunan bölgelerden uzakta olmalıdır. Depo ile arasında en az dört metre mesafe bulunması gereken alanlar şunlardır;

  • Saman, kağıt, tahta yığınları, yakıt, yağlar, boyalar, gübreler, gaz konteynırları ve diğer yanıcı malzemeler;
  • Konutlar ile tahıl kurutucuları veya kaynak/öğütme faaliyetleri gibi tutuşma kaynakları.

Kanalizasyona, suyollarına, kuyular ve sondajlara veya taşkın olabilecek alanlara yakın yerlere depo kurulmamalıdır. İnsan sağlığının yanı sıra hayvan sağlığına ve çevreye verilebilecek zararlar da göz önünde bulundurulmalıdır.

Deponun İnşası

Yangına dayanıklı, sızıntı/dökülme (örn. yangında pestisit kutularının ısıdan erimesi halinde), kuruma ve donmaya karşı ürünü muhafaza edebilecek, yeterli şekilde havalandırılan, yetkisiz erişime karşı güvenli inşa edilmelidir.

Depo Düzeni

  • Deponun dış yüzünü (büyük binalarda, binanın dış kısmını) aşağıdaki diyagramda yer alan “tehlike işareti” ile işaretlenmelidir,
  • Deponun dış kapısını aşağıda yer alan “sigara içilmez” veya “sigara içmek ve açık alev kullanmak yasaktır” işareti ile işaretlenmelidir,
    >
  • Tüm ürünler için yeterli raf sağlanmalıdır,
  • Toz pestisitler sıvı pestisitlerin üzerindeki raflarda konumlandırılmalıdır (kaplar zarar gördüğünde sıvılar sızabilir),
  • Acil durumlarda gerekli telefon numaraları (itfaiye, ambulans vb.) ulaşılabilir şekilde tutulmalıdır.

Tüm pestisitlerin uygulama alanına güvenli bir şekilde taşındığından ve sahada güvenli bir şekilde saklandığından emin olunmalıdır.

Traktörlerin, kendi yürür pülverizatörlerin ve diğer araçların kabinlerinde hiçbir zaman pestisit taşınmamalıdır. Pestisitler uygulama alanına taşınmadan önce aşağıdaki öneriler takip edilmelidir.

  • Sürücü/yolcu bölmesi ile yükleme bölümü arası tabandan tavana kadar bölünmüş bir araç kullanılmalıdır,
  • Aracın ön bölmesi bulunmuyorsa, güvenli kimyasal kaplar kullanılmalı veya aracın dış kısmında veya bir römorkta güvenli bir kabin sağlanmalıdır,
  • Ana depodan uzakta olduğunda, pestisitler yetkisiz erişime karşı daima güvenli olmalıdır,
  • Mobil depolar, su kirliliğinin meydana gelebileceği yerlerden uzağa park edilmelidir,
  • Kullanılmadığında kilitli tutulmalıdır.

İşin sonunda;

  • Ana depoya geri dönmeden önce kullanılmış ürünlerin üzerindeki kapakların güvenli şekilde kapatılıp kapatılmadığını kontrol edilmelidir,
  • Tüm boş kapların alınmalı ve diğer ekipmanla birlikte boş kaplar saklanan depoya götürülmelidir,
  • Kullanılmayan pestisitleri ana depoya geri götürülmelidir.

Yüksek tehlikeli pestisitlerin, daha düşük tehlikeli pestisitlerle ikame edilip edilemeyeceği sürekli değerlendirilmelidir.

Tarım ilaçları, pestisit aktif bileşeninin konsantre halini içermektedir. Tarım ilaçlarını kullanıma ve uygulama ekipmanına yükleyen çalışanlar, bu konsantre formda pestisit aktif bileşeniyle muhtemelen doğrudan temas ederler. Ayrıca, konsantre sıvı formülasyonlar işlendiğinde veya karıştırıldığında buharının solunması riski vardır.

Islatılabilen toz veya granüler materyal içeren kuru formülasyonlar çalışan tarafından ambalajdan çıkarılıp uygulama ekipmanına aktarılırken toz bulutu meydana gelebilir. Bu durum soluma tehlikesine ek olarak, toz çalışanın cildine ve giysisine bulaşabilir ve uygulama ekipmanı ile etrafındaki çalışma alanını kontamine edebilir.

Kapalı karıştırma ve yükleme sistemleri, pestisitle çalışan çalışanlar için en yüksek korumayı sağlar ve mümkün olduğunda kullanılmalıdır. Kapalı sistemler, pestisitlerin orijinal ambalajından karıştırma kabına veya uygulama ekipmanına aktarır ve son sprey karışımının, çalışan kimyasala temas etmeden hazırlanmasına izin verir.

Açık karıştırma ve yükleme yapılması gerektiğinde, tüm talimatlara uyulmalı ve pestisit konsantrasyonu ve son sprey karışımı ile doğrudan temastan kaçınmak için dikkatli olunmalıdır.

İşverenler, işin başlangıcından önce tüm ekipmanların düzgün şekilde çalışıp çalışmadığından ve kimyasalları yükleme ve karıştırma işlerini yapan tüm çalışanların;

  • Pestisit ürün etiketlerini,
  • Ekipmanın nasıl çalıştığını,
  • Uygun koruyucu tedbirleri almayı,
  • Aşırı maruz kalma durumunda acil durum prosedürlerini anlamalarını sağlayacak uygun eğitim aldıklarından emin olmalıdır.

Pestisitin dökülmesi durumunda dökülen pestisitin tepkimeye girmeyen soğurucu (inert absorbant) materyaller (marangoz talaşı, kil vb.) veya kum ile etrafını çevrilerek emilmesi sağlanmalıdır. Kirlenmiş olan soğurucu/kum güvenli bir şekilde imha edilmelidir.

Ürün etiketinde uyarı bulunması halinde, solunum koruyucu karıştırma ve yükleme sırasında kullanılmalıdır. Pestisite karşı koruyucu kartuşu olan solunum maskeleri kullanılmalı ve kullanılan maskeler gerekli koruma seviyesini sağlamalıdır. Burun ve ağzı örten cerrahi maskeler ve bezler, pestisitlerin solunmasına karşı koruyucu değildir.

Karıştırma ve yükleme sırasında gözün su sıçramalarından korunması için gözlük takılmalıdır.

Karıştırma ve yükleme sırasında kimyasal koruyucu eldiven giyilmelidir. Eldivenler çıkarılmadan önce mümkün olduğunca kimyasaldan arındırılmalıdır. Molalar sırasında çalışanlar eldivenlerini çıkarttığında, eldivenin dış yüzeyine temas etmemelidirler. Eldivenler aşınma veya hasar sonucu koruyucu bariyer özelliğini kaybettiğinde kullanılmamalı ve atılmalıdır.

Hazırlama işlemi sırasında dökülmeler ve sıçramalar meydana gelebilir. Dökülmeler, genellikle çalışanın vücudunun alt kısmındaki cildine ve giysilerine tarım ilacı bulaşmasıyla sonuçlanabilir. Sıçramalar yüz, boyun ve üst gövdede maruziyete sebep olabilir.

Karıştırma kabının veya uygulama ekipmanının aşırı doldurulması, pestisitlerin ekipmanların dış yüzeylerine bulaşmasına sebep olarak, karıştırma ve yükleme işlemlerinin yapıldığı zamanlar dışında çalışanlar için temas sonucu maruziyet riski oluşturur.

Karıştırma ve yükleme sırasında cilt maruziyeti genellikle eldiven ve kıyafetlerin ara yüzünde meydana gelir. Uzun eldivenler kolun ön kısmına ek koruma sağlayabilir. Giysilerin eldivenlere bantlanmasıyla, kesintisiz koruyucu bir bariyer sağlanabilir.

Karıştırma ve yükleme sırasında pestisit bulaşan (kontamine olan) kıyafetler, çıkarılıp iyice yıkanana kadar cilt yoluyla maruziyete sebep olurlar.

Çalışanlara kimyasal koruyucu ayakkabılar sağlanmalı ve karıştırma ve yükleme sırasında giyilmelidir. Ayakkabı çıkarılmadan önce pestisitten arındırılmalıdır. Aşınma ya da hasar belirtileri ayakkabının bariyer özelliklerinin bozulduğunu gösterdiğinde ayakkabılar atılmalıdır. Deri iş botları da dahil olmak üzere normal ayakkabı tiplerinin kullanımı pestisitleri emerek karıştırma-yükleme işlemleri bittikten sonra uzun süre maruziyet kaynağı oluşturacağından dolayı tavsiye edilmemektedir.

Pestisit kapları, uygun şekilde üç kez veya basınçla durulanıp, yıkanana veya dekontamine olana kadar potansiyel maruziyet kaynağı olarak kalır. Karıştırma kapları ve uygulama ekipmanları çalışma süresinin sonunda iyice temizlenmelidir. Pestisit kapları üç kat veya basınçlı su ile durulanmalı, yıkanmalı ve güvenli şekilde atılmalıdır. Pestisit kalıntıları uygun şekilde yönetilmelidir.

Pestisit uygulamaları genellikle, hazırlama ve yüklemeye göre daha seyreltik maddeler ile potansiyel temas içermektedir. Ancak, maruziyet süresi çok daha uzun olduğundan, operatörlerin hem soluma hem de cilt teması yoluyla önemli ölçüde maruziyet riski altında olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Çok tehlikeli pestisitlerin daha az tehlikeli pestisitlerle ikame edilip edilemeyeceği, sürekli olarak değerlendirilmelidir.

Güç püskürtücüler, sırt çantalı püskürtücüler veya tabancalar gibi ekipman kullanmaktan kaynaklanan riskler, rüzgar yönü aniden değişip tarım ilacının uygulayıcıya doğru püskürmesine sebep olduğunda veya uygulayıcı yakın zamanda ilaçlanan bir bölgeye girdiğinde, hızla artabilir.

Açık hava ilaçlamaları minimum rüzgar koşullarında ya da uygulayıcı ve rüzgar yönünün izleyenlerin maruziyetini en aza indirgemek için kullanılabileceği zaman yapılmalıdır. Seralarda veya benzeri kapalı ortamlarda yapılan ilaçlamalar, rüzgar hareketinin uygulayıcı ve izleyenlerin maruziyetini en aza indirmek için kullanılabileceği şekilde yapılmalıdır. İlaçlamanın gün içinde yapılacağı zaman ve süre belirlerken sıcaklık ve ortam nemi de dikkate alınmalıdır.

Mümkünse uygulayıcının maruziyetini en aza indirmek için uygun olan yerlerde kapalı kabinler veya başka tipte muhafazalar kullanılmalıdır.

Araçlara monte edilecek püskürtme ekipmanı, aracın dengesini olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde yerleştirilmelidir. Ayrıca, ekipman operatörün spreyleme sırasında aracı pestisit uygulanan yöne doğru sürmeyeceği şekilde monte edilmelidir.

Pestisit spreyi ile uzun süreli temas, giysi emilimine bağlı olarak derideki maruziyet riskini artırır. İşlem süresinin bilinmesi, uygun KKD seçimine yardımcı olacaktır.

Sera içinde ilaçlama yapan operatörlerde havalandırma sistemlerinin neden olduğu hava hareketlerinden dolayı pestisit maruziyeti oluşabilmektedir. Ancak, verilecek eğiitmle maruziyeti en aza indirmek için havalandırmayı kendi avantajlarına da kullanabilirler.

Yakın zamanda ilaçlanan bitkilerin arasında yürümek, deriye ve giysiye yaprakların temas etmesiyle önemli ölçüde maruziyet meydana gelebilmektedir.

Uygulama ekipmanının bileşenleri uygun şekilde yıkanana veya arındırılana (dekontamine edilene) kadar potansiyel maruziyet kaynağı olarak kalır.

Uygulanan tarım ilacının uygun filtreleri olan ve pestisit maruziyetine karşı gerekli korumayı sağlayan solunum maskeleri kullanılmalıdır. Burun ve ağzı örten cerrahi maskeler ve bezler, pestisit buharlarının solunmasına karşı koruyucu değildir ve kullanılmamalıdır.

Pestisit buharı ile göz kontaminasyonu riskini azaltmak için koruyucu gözlük takılmalıdır.

Güç püskürtücüler, sırt çantaları veya tabancalar kullanılarak yapılan pestisit uygulamaları sırasında kimyasal koruyucu eldivenler giyilmelidir. Eldivenler mümkün olduğunca çıkarılmadan önce pestisitten arındırılmalıdır. Molalar sırasında çalışanlar, eldivenin dış yüzeyleri ile derilerinin birbirine temas etmesi için eldivenleri çıkarmalıdır. Aşınma veya hasar belirtileri eldivenin koruyucu bariyer özelliğini yitirdiğini gösterdiğinde eldivenler atılmalıdır.

Uygulama sırasındaki deri maruziyeti genellikle eldiven ve kıyafetlerin ara yüzünde meydana gelmektedir. Uzun eldivenler ön kollara ek koruma sağlayabilir. Giysilerin eldivenlere bantlanması, sürekli koruyucu bir bariyer sağlayabilir.

Uygulama sırasında kimyasal koruyucu ayakkabı giyilmelidir. Ayakkabı çıkarılmadan önce pestisitten arındırılmalıdır. Aşınma ya da hasar belirtileri ayakkabıların bariyer özelliğini yitirdiğini gösterdiğinde ayakkabılar atılmalıdır. Deri iş botları da dahil olmak üzere normal ayakkabılar, pestisitleri emeceklerinden ve uygulama bittikten sonra uzun süre maruziyet kaynağı olacağından kullanımı tavsiye edilmez.

Kimyasal koruyucu kıyafet gerekiyorsa, kullanımının ısı stresine sebep olabileceği durumlardan kaçınmak için dikkatli olunmalıdır. Kullanılan tarım ilacı, uzun kollu gömlek ve uzun pantolon gibi sadece minimal koruma gerektiriyorsa, bu kıyafet, çalışanın normal iş elbisesi olmamalıdır.

Uygulama sırasında pestisit bulaşan giysiler ve kişisel koruyucu donanımlar, çıkarılıp iyice yıkanana kadar ciltte bir maruziyet kaynağı olarak kalırlar. Bu nedenle, uygulama sonunda tüm kıyafetler ve kişisel koruyucu donanımlar çıkartılarak uygun yöntemlerle tarım ilacından arındırılmalıdır.

Uygulama ekipmanı çalışma süresinin sonunda iyice temizlenmelidir.

Kullanılmış pestisit kapları, yıkanmalı (üç kez durulanmalı veya basınçla yıkanmalı), tekrar kullanılmaması için delinmeli veya ezilmeli ve tercihen bir toplama şemasıyla ya da mevcut değilse, yetkili bir atık imha yöntemi ile uygun şekilde imha edilmelidir. Hiçbir durumda pestisit kapları, özellikle yiyecek ve içecek gibi maddeleri saklamak için kullanılmalıdır.

Hortumdan tanklara bağlantılar gibi elle tutulan uygulama ekipmanlarının bağlantı noktalarındaki sızıntılar, pestisit karışımının cilde veya giysiye bulaşmasıyla sonuçlanabilir. Ayrıca, bağlantı noktalarındaki sızıntılar, cilde maruziyetle sonuçlanan bakım, onarım gerektirebilir. İşverenler, pestisit uygulama ekipmanlarının sızdırmadığından ve bakım için gerekli yedek parçaların mevcut olduğundan emin olmalıdır.

İşverenler, işin başlangıcından önce, tüm ekipmanların düzgün bir şekilde çalıştığından ve kimyasallarla çalışan tüm çalışanların (a) pestisit ürün etiketlerini anlamasını; (b) ekipmanların nasıl çalıştığını anlamasını; (c) uygun koruyucu önlemler kullanmasını; ve (d) aşırı maruz kalma durumunda acil durum prosedürlerini anlamasını sağlayacak uygun eğitimi sağlamalıdır.

Ekipman bakım onarımı ekipmanın pestisit uygulamasında veya pestisit uygulaması (ilaçlama) yapılan alanda kullanıldığı ve kontaminasyon (bulaşı) olmuş olabileceği bilgisiyle yapılmalıdır. Ekipman bakım onarımı yapılmadan önce ekipmanı temizleyecek personelin uygun KKD kullanması gerekir. Ekipman onarımdan önce iyice temizlenmediyse, ekipmanı tamir eden çalışan bakım onarım faaliyetleri sırasında uygun KKD kullanmalıdır.

İlaçlama yapılan sahaya yeniden giriş

Uygulama sonrasında uzun süre bitki yüzeylerinde ve toprağın üst kısmında pestisit kalıntıları kalabilir. Bu kalıntılarla cilt teması olması veya uçucu hale gelen kalıntıların solunması, uygulamadan sonra ilaçlanan alana giren çalışanların maruziyetine neden olabilir.

Normal çalışma aktiviteleri sırasında organofosfor veya karbamat insektisitleri gibi akut toksik pestisitler ile tekrarlanan temas, ilk yardım veya hastaneye yatış gerektiren ciddi zehirlenmelere yol açabilir.

Ulusal mevzuata göre yapılan risk değerlendirmelerine veya ulusal veya uluslararası standartlarda belirtilen kriterlere dayalı olarak tüm pestisit uygulamaları için ilaçlanan bölgeye girişin yasaklanacağı uygun süre belirlenmelidir.

Pestisit uygulanan/ilaçlanan alanlar, çalışanlar ve diğer kişiler de dahil olmak üzere tüm kişiler tarafından kolayca anlaşılabilen tehlike işaretleri veya sembollerle alana girişin sınırlandırıldığı (yasaklandığı) süre boyunca işaretlenmelidir.

İlaçlamalar, tarım ilaçlarının toksisitesi ve ilaçlama sonrası bölgeye girişin yasaklandığı süreye ilişkin bilgiler işyerlerinde tüm çalışanların göreceği şekilde asılmalı veya bir şekilde çalışanlara sunulmalıdır.

Çalışanlara, işe girişlerde ve daha sonra düzenli aralıklarla pestisitlerin tehlikeleri ve maruziyeti en aza indirecek güvenlik uygulamaları ile ilgili eğitim verilmelidir.

İlaçlama yapılan bölgeye erken giriş

Bazı görevler, çalışanların girişin kısıtlandığı (ilaçlanan) bölgeye belirlenen süre dolmadan girmelerini gerektirir.

Bölgeye erken giren çalışanların, nispeten yüksek pestisit kalıntılarına sahip bitki, toprak ve ekipman yüzeyleri ile temas etmesi muhtemeldir.

İlaçlanan alana erken giriş yapan çalışanlar, alana girerken pestisit uygulayıcıları (ilaçlama yapan personel) için uygun olan kişisel koruyucu donanımı kullanmalıdır.

İlaçlanan alana erken giriş yapan çalışanlar, diğer çalışanlarla aldıkları eğitimin yanısıra pestisit kalıntıları ile temas etmenin tehlikeleri ve ilaçlanan alanlarda gerçekleştirecekleri özel görevlerle ilgili özel eğitim almalıdırlar.

Genel ilkeler

Sağlık gözetimi, işe giriş muayenesi ile periyodik tıbbi muayeneleri içermektedir. Aynı zamanda, çalışanlar zehirlenme belirtileri gösterdiğinde, sağlık nedenlerinden dolayı uzun süre işe gelmedikten sonra işe yeniden başlamada ve kimyasal maddelere maruziyet içeren işin sona ermesinden sonra yapılan tıbbi tetkikleri de içermektedir. Sağlık gözetimi, uygun olduğunda, sağlık üzerindeki etkilerin erken saptanması için basit teknikleri de içermelidir.

Gerektiğinde, işveren veya ulusal hukuk ve uygulama kapsamında yetkili kurum, ulusal mevzuat ve uygulama ile uygun bir yöntemle yapılan çalışanların sağlık gözetiminde şunlar düzenlenmelidir:

  • Kimyasal maddelere maruz kalmanın neden olduğu risklerle ilgili olarak çalışanların sağlığının cinsiyete göre farklılaştırılmış değerlendirmesi;
  • Tehlikeli kimyasallara maruziyetin neden olduğu işle ilgili hastalıkların ve yaralanmaların erken teşhisi;
  • Çalışanların gerekli solunum veya diğer KKD'yi kullanma becerisinin değerlendirilmesi.

Çalışanların belirli tehlikelere maruz kalması durumunda, yapılan sağlık gözetimleri uygun olduğu hallerde, kadınlar ve erkekler arasındaki biyolojik farklılığı göz önünde bulundurarak maruziyet seviyeleri ile erken etkileri tespit etmek için her türlü inceleme ve araştırmayı içermelidir.

Belirli mesleki risklere maruziyetin sağlık üzerindeki etkilerinin erken tespiti için geçerli ve genel olarak kabul görmüş bir çalışan sağlığı biyolojik izleme metodu mevcut olduğunda, bu çalışanın rızasına bağlı olarak ayrıntılı bir tıbbi muayeneye ihtiyaç duyan çalışanların belirlenmesinde kullanılabilir.

Sonuçların kullanımı

Tıbbi testlerin veya incelemelerin sonuçlarının klinik veya klinik öncesi olumsuz etkileri ortaya çıkardığı durumlarda, uygun tıbbi tedavi sağlanmalı ve ilgili çalışanların maruziyetini önlemek veya azaltmak amacıyla çalışma koşulları ve çevreyi iyileştirici önlemler alınmalıdır.

Bu önlemler çalışanların sağlığının daha fazla bozulmasını önlemek amacıyla, risklerin ve ilgili tehlikeli kimyasalların ilgili kontrol önlemlerinin yeniden değerlendirilmesini içermelidir ve çalışanların sağlık durumunun uygun şekilde klinik olarak yeniden değerlendirilmesi periyodik olarak yapılmalıdır.

Medikal incelemelerinin sonuçları, kimyasal maddelere maruziyete göre sağlık durumunu belirlemek için kullanılmalı, çalışana karşı ayrımcılıkta kullanılmamalıdır.

Sağlık muayenesi ve maruziyet izleme sonuçları profesyonel sağlık personeli tarafından ilgili çalışana veya çalışanın seçtiği kişilere açıkça açıklanmalıdır.

Sağlık kayıtlarının saklanması

Çalışanlar, doğrudan kendileri veya doktorları aracılığıyla kendi tıbbi kayıtlarına ve maruziyet izleme sonuçlarına erişebilmelidir.

Çalışanlar ve çalışan temsilcileri, tıbbi kayıtlardan ve maruziyet izleme sonuçlarından hazırlanan ve çalışanların bireysel olarak tespit edilemediği araştırma sonuçlarına erişebilmelidir.

Kolinesteraz izleme

Kolinesteraz İzleme Kararı

Organofosfor veya n-metil karbamat pestisitlerini kullanmayı düşünen işverenler, pestisitleri uygulayıcıları için kolinesteraz izleme planı geliştirmelidir.

Büyük miktarlarda pestisitlerin karıştırılması, yüklenmesi ve/veya uygulanmasında görev alan pestisit uygulayıcıları, izleme programına kaydedilmelidir.

İzleme Prosedürü

İşe giriş muayeneleriyle, doğal olarak düşük seviyeli kolinesterazı olanların organofosfat veya karbamat pestisitleriyle çalışmaması sağlanmalıdır.

Her bireyin normal kolinesteraz seviyesini belirlemek için pestisit uygulayıcılarından maruziyet gerçekleşmeden referans kan örnekleri alınmalıdır.

Her bir kan örneğinde plazma kolinesteraz (buteril veya kolinesteraz) ve kırmızı kan hücresi kolinesterazı (asetil kolinesteraz) ölçülmelidir.

Kolinesteraz düzeylerinin önemli ölçüde düşüp düşmediğini ve çalışanların semptom gösterdiğinde tekrar edip etmediğini belirlemek amacıyla periyodik olarak kan örnekleri alınmalıdır.

Plazma ya da kırmızı kan hücresi kolinesterazının % 20'den fazla düştüğü durumlarda, normal olarak, pestisit uygulayıcılarının maruziyetini azaltmak için bir çalışma yeri denetimi yapılmalıdır.

Plazma kolinesterazın % 40'dan fazla düşüşü veya % 30'dan daha fazla kırmızı kan hücresi kolinesterazı düşüşü, normal olarak, pestisit uygulayıcılarının pestisite maruziyetleri engellenir ve kolinesteraz seviyeleri referans değerine geri dönünceye kadar başka işlerde çalışmaları gerekir.

Kolinesteraz izleme ile ilişkili maliyetler, işverenin sorumluluğundadır.

İzleme kayıtları, ulusal mevzuat ve uygulamalara uygun olarak tutulmalıdır.

KAYNAKLAR

  • Internatıonal Labour Organızatıon (ILO), Code of practice on safety and health in agriculture, 2010.
  • Health and Safety Executive (HSE), Guidance on storing pesticides for farmers and other professional users, 2012.
  • Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete Sayısı: 29194, Tarihi: 03/12/2014.